çalışma şeklimiz

AKDAM'da kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadelemizde feminist yöntemleri pusula kabul ediyoruz.

Şiddetsiz bir dünya için mücadelemizi yürütürken pek çok kadın örgütü ile farklı birliktelik zeminlerinde yer alıyoruz. Düzenli aralıklarla bir araya gelen ya da olay özelinde tepki veren bu sürekli işbirliği zeminlerimiz dışında, Türkiye ve dünya genelindeki pek çok kuruluşun kadınları güçlendirme çalışmalarının Adana'daki güvenilir paydaşı olarak yıllardır çok sayıda projede yer aldık.

Üniversiteler, sağlık müdürlükleri, aile ve sosyal politikalar müdürlükleri, milli eğitim, jandarma, müftülük veya sivil toplum örgütleri ile yürüttüğümüz iletişim ve çalışmalarımızla da toplumsal çözüm geliştirme esnekliğinin arttırılmasında köprü görevi görmeye gayret ederiz.

İç çalışmalarımızda;

  • Kararlarımızı tüm gönüllülerin bilgilendirilmesi ve onayı ile alırız.
  • Hiyerarşi oluşturulmamasına özen gösteririz. Hepimiz gönüllü olduğumuzdan,  eşit yetki ve sorumluluklara sahip olduğumuzu kabul ederiz.
  • Yetki ve sorumlulukların paylaşımında rotasyon uygularız. Böylece bilgi ve sorumluluklara tüm üyelerin vakıf olmasını amaçlarız.
  • Tüm çalışmalarımızda gönüllülerimizin sorumluluklarını kendi belirledikleri sınırlar içinde yerine getirmelerini bekleriz.
  • Kararlarımızın belirlenme sürecinde tartışır ve herkesin fikrini almaya çalışırız. Böylece ortaklaşa sahiplenilmiş bir yol çizmeyi hedefleriz.
  • Eleştirilerimiz olduğunda yargılamadan ve uygun dille yapmaya özen gösteririz. Eleştirinin daha iyiye yönelmenin olmazsa olmaz aracı olduğunu bilir ve  doğru sonuçlar için söylem ve tavırlarımızda arkadaşlarımızın duygularını dikkate almayı önemseriz.
  • Birbirimize karşı önyargı, temelsiz suçlamalar veya herhangi bir konudaki ayrımcılık kırmızı çizgilerimizdir; ortaya çıkmaması/engellenmesi için çabamız süreklidir.
gönüllümüz olun

Danışma merkezimiz nasıl işler?

AKDAM'dan danışmanlık almak isteyen kadınlar yüz yüze veya  telefonda görüşebilirler.

Kimi zaman danışanlarımız karakol, kaymakamlık, belediye gibi kurumlar tarafından AKDAM’a yönlendirilmişlerdir.
Arkadaşlar, broşürlerimiz, yazılı/görsel basın veya internet sitemiz, facebook sayfamız yoluyla bizden haberdar olup erişenler de olur.
Okullarda, resmi veya özel kuruluşlarda yahut ev toplantılarında verdiğimiz iletişim bilgilerimizi alıp doğrudan merkezimize gelen danışanlarımız da olabilmektedir.

Danışmanlık eğitimlerini tamamlamış gönüllüler olarak  hafta içi beş gün nöbet sistemi ile merkezimizdeyiz.  Başvuran kadınları dinler, kendi kararlarını verme süreçlerini kolaylaştırmaya odaklanırız. Görüşmelerimizde öncelikle danışanımızın hikayesini ayrıntılı olarak dinler, seçeneklerinin net olarak ortaya konulması ve değerlendirilmesi için gerekirse yol gösterici olmaya gayret ederiz. Kadınların kararları ne olursa olsun saygı duymamız gerektiğini biliriz.

Bazen başvuran kadınlar sadece merkezimiden psikolojik, sosyal ve hukuki destek almayı tercih ederler.

Bazen de talepleri doğrultusunda sığınağa yerleşme, baronun adli yardım birimine başvurma gibi kamu ve sivil toplumun sunduğu çözümlerden ihtiyaç duyduklarına erişmelerinde ihtiyaç duydukları yardımları sunmaya gayret ederiz...

"Eğer 'eşit işe eşit ücret' taraftarıyım diyorsan, bu reformdur. Eğer feministim diyorsan, bu bir toplumu dönüştürmeye başlamaktır."

Gloria Steinem

misyonumuz

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm dünyayı daha yaşanılabilir bir yer haline getireceğine inanıyoruz.

Bunu sağlayacak çalışmaları gerektiği gibi gerçekleştirebilmek için kendimizi devamlı geliştirmeye ve mümkün olduğunca çeşitli zeminlerde diğer kadın örgütleri ile bir araya gelmeye gayret ediyoruz.

Toplumsal dönüşüm için eğitimler ve buluşmalar düzenliyor ve danışma merkezi faaliyetlerimiz ile olay özelinde çözümler geliştiriyoruz.

Dayanışmanın hayatı güzelleştireceğini biliyoruz; dayanışmaya kendi hemcinslerimizden başlıyoruz!

 

ilkelerimiz

  1. Feminist Bakış Açısı:
    Örgütlenmesinde, feminist ilke, değer ve yöntemleri esas alır.
  2. Anti Hiyerarşik Örgütlenme:
    Örgüt, kişiler arasında görev ve yetkilere dayanan alt- üst ilişki sınıflandırmasına karşı çıkar. Üstlenilen görev ve sahip olunan yetki kimseye ayrıcalık sağlamamakla birlikte, başlı başına bir temsil gücü de tanımaz. Yetki ve sorumluluklar konusunda rotasyon uygulanır. Böylece bilginin belirli kişilerde yoğunlaşmamasına çalışılır.
  3. Erkek Şiddetine Karşı Kadın Dayanışması:
    Erkek şiddetinin, toplumda kadınlarla erkekler arasında var olan eşitsizliklerden kaynaklandığı, kadın dayanışmasını güçlendirerek eşitsizliklere karşı mücadele etmenin gerekli olduğu düşünülür.
  4. Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik:
    Hesap verebilirlik, karar alan ve uygulayanların yetkilerini kullanmalarından ve gerçekleştirilen faaliyetlerden sorumlu tutulabilmelerini sağlamaktadır. Bu sayede, örgüt içinde karar alma ve uygulama yetkilerini kullanan kişiler, kararlardan etkilenenlere hesap verebilecektir. Örgüt içinde hesap verebilirliğin etkin olarak işletilebilmesi, şeffaflığın sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Şeffaflıkise; bilgi aktarımı ile birlikte katılım ve çoğulculuk ilkelerinin tam ve etkin olarak işleyebilmesinin ön koşuludur. Örgüt içinde, bilgiye sahip kişiler sorulmaya yer bırakmaksızın sistematik olarak bilgiyi paylaşmalıdır.
  5. Katılımcılık:
    Katılım demokratik örgütlenme anlayışının dayanak noktalarından biridir. Bu doğrultuda, katılım ilkesinin özünde bulunan, düşünme ve ifade özgürlüğü; örgütün karar alma sürecinin sağlıklı yürümesini sağlamaktadır.
  6. Çoğulculuk:
    Demokratik anlayışın vazgeçilmez bir ön koşulu olarak kabul edilen çoğulculuk, örgüt yapılanmasını bireysellikten çıkarıp ortak çözümler noktasında bütün üyelere hitap ettiğinden, tarafımızca benimsenen önemli bir ilkedir. Örgüt tarafından kabul edilen bu ilke doğrultusunda, alınan kararlar, çoğunluğun tercih ve isteklerinden farklı olarak, çoğunluk yanında azınlıkta kalan fikirlere de değer veren bir sistem olduğundan; üyelerin yönetimde eşit söz hakkına sahip olmasını sağlamaktadır. Bütün bunların yanı sıra, demokratik bakış açısının bir yansıması olarak katılımın yüksek olması da çoğulculuk anlayışının bir sonucudur. Bu ilkeden hareketle, örgüt tarafından alınan kararların, bütün farklı düşünceleri kapsayacak çoğulcu bir anlayışla alınması esastır.